Taşıyıcı Sorumlusu
Aynı şekilde, taşıyıcı sıfatı üstlenilmiş sayılmaksızın taşımayı organize eden taşıma işleri komisyoncusu da sorumlu tutulamaz. Sadece, “hava taşıyıcısı” sayılan komisyoncu -eğer sorumluluk şartlan gerçekleşmişse sorumlu tutulabilecektir. Varşova Sözleşmesi’nde (m.20′de) evvelce mevcut olan “taşıyıcının veya adamlarının (yardımcılarının) zararı önlemek için her türlü tedbiri almış olduklarını veya tedbir almalarının imkansız olduğunu” kanıtlayarak sorumluluktan kurtulma olanağı artık yoktur. Buna karşılık, “illiyet bağı” sorumluluğun kurucu unsurlarındandır. İlliyet bağının kesilmiş sayılması gereken hallerde (mücbir sebep, üçüncü kişinin kastı veya ağır kusuru) hava taşıyıcısının sorumluluktan kurtulmuş olup olmayacağı hususunda sözleşmede açıklık olmamakla beraber, taşıyıcının sorumlu tutulmaması mümkündür. Yangının çıktığı antrepo dışındaki antrepolarda (alevin sıçramış olması dolayısıyla) meydana gelen yük hasarları için hava taşıyıcısının (veya taşıyıcı sayılan nakliye komisyoncusunun) hiç sorumlu olmayacağı; çünkü yangının ve sıçramasının bunlar açısından tamamen “mücbir sebep” (önlenmesi ve sonuçlarından kaçınılması mümkün olmayan olay) teşkil ettiği de ileri sürülebilir.
Yurt dışından gelen yüklerin gümrüklü ambara bırakılmasının “gönderilene teslim” niteliğinde olup olmayacağı tartışmalı bir husustur. Kara taşımasında olduğu gibi hava taşımasında da, taşıyıcı kendi açısından gerekli olan girişimleri yapmış ve yükü gönderilenin gümrükten almasına hazır hale getirmişse, bu andan sonra artık teslim vaki olmuş gibi, risklerin gönderilene geçeceğini kabul etmek uygun düşer. Fakat, bu hususta değişik yorumlar yapıldığı da vakidir.
Teslim için “ordino” düzenlenmesi usulünün izlendiği hallerde, ordinonun verilmiş olmasını izleyen makul bir süre sonra teslimin -mal çekilmemiş olsa dahi- gerçekleşmiş sayılabileceğini düşünmekteyiz.